Tv Dizilerine ilgim ilk "Alias" dizisi ile başladı. 2001-2006 yılları arasında gösterilen J.J.Abrams yapımı bu dizi şimdiye kadar izlediğim tüm diziler içerisinde en özel yerini hep koruyacak. Diziye ilk başladığımda bunun klasik bir CIA öyküsü olduğunu düşünmüştüm oysa bölümler ilerledikçe Rambaldi öyküsü geliştikçe olduçta ilginç bir hal almaya başladı hikaye. Dizi ile tek sıkıntı gerçeten çok sıkı bir dört sezondan sonra beşinci sezon ve finalin bekleyen etkiyi hissettirmemesi. Yani hikaye uzadıkça her zamanki gibi işler biraz sarpa sarıyor ve "Hadi canım sen de" cümlecikleri uçuşmaya başlıyor diziyi izlerken. Oysa 4 sezon yani 88 bölüm boyunca tempo hiç düşmeden devam ediyor aksiyon.

Dizinin en sevdiğim yanlarından biride her sezon başında sanki yeni bir dizi başlıyormuşcasına heyecan katıyorlar olaylara, bölümler ilerledikçe düğümler çözülüyor birer birer...

Dizinin yıldızı Jennifer Garner'ın da hakkını vermek lazım tabi. Gerçekten Hemen hemen her bölümde muhteşem oynuyor. Güzelliği bir yana, pek çok aksiyon sahnesinde çok iyi performans sergiliyor. Yalnız 5 Sezon boyunca neredeyse hiç değişime uğramıyor. 105 bölüm boyunca Sydney Bristow karakteriyle kılıktan kılığa giren Garner'ın saç boyu hariç fiziksel görünümünde neredeyse sıfır değişim vardı. Yani insan 300 gr. da almaz mı değil mi?

İşte dizide en sevdiğim karakter David Anders, Julian Sark roluyle hep ama hep kötü karakterdi tüm bölümler boyunca. Bir bölümde de olsa içindeki minicik iyi Sark'ı ortaya çıkarır diye bekledim ama olmadı. Dizide hiç beklenmedik anlarda ortaya çıkan, "Yine mi sen!" dedirten, kötününde kötüsüydü ama düşününce 105 bölüm boyunca en çok onu sevmişim belki de bu kadar şirin bir adamın kötü olabileceğine inanmadığım içindir :)
Alias muhtemelen daha çok söz edeceğim için şimdilik bu kadar...

1 yorum:
cook guzel
Yorum Gönder